Yazı Detayı
02 Mart 2021 - Salı 17:17
 
İNSANLIĞIN MESKENİ
RUKİYE SARITAŞ
 
 

Bu Makale, Bingöl Darûl-Edeb ve Anadolu Kültür Eğitim İşbirliği İle Düzenlenen "Müslüman ve Çevre" Makale Yarışmasında Birinci Olmuştur.

İNSANLIĞIN MESKENİ

       Penceremden başımı uzatıp boğuk bulutların kapladığı boyasız, gri betonlar giydirilmiş bu soğuk kenti seyrederken düşer kelimelerim kâğıda. Bulutların kararmasıyla ve bacalardan çıkan kömür dumanıyla, kurum karası bir gece çöker üstümüze. Kışın sert ayazı acıyla öper alnımızdan. Damları, çatıları, dağları, yerleri yağan karlar kaplar. Çiğnenmekten buzlaşan kar altında bile direnir otlar. Rabbimin muhabbetiyle sabrederler ve ölümcül kış ardından gelen baharla yeniden dirilirler. Baharla toprak gebe kalır çiçeklere ve her an çiçekler açar nevzuhur. 

       Kuran’ın ilk ayeti, Rabbimizin bize ilk emridir “Oku, Yaratan Rabbinin adıyla oku.” Yaratan Rabbine gönlünü açtı mı, kâinatı ve kendini okumaya başlıyor insan. Okudukça tefekkür ediyor, tefekkür ettikçe de nimetlere olan şükrü artıyor insanın. Çünkü görüyor ki her şey Allah’a varıyor. Her şey Allah’ın bir parçası ve sırrı. Güneş her gün Doğu’dan Batı’ya volta atar durmadan. Cömertçe dağıttığı muhabbetiyle ısınır çiçekler. “Allah” der kımıldayan yapraklar, sonbaharı olgunlukla karşılayıp usulca şehit düşerler sevgi mezarcıklarına. Seher sonrası esen tan yeliyle okşar ruhumuzu rüzgâr. Kuşlar zikirle şakıyarak hoş bir sadâ oluşturur yüreğimizde. Bir dost edasıyla gözyaşlarımızı siler yağmur. Yağmur ertesi teselli eder içimizdeki yükleri, esaslı bir toprak kokusu. En kötü günümüzde bile safi güzelliğiyle gülümser gökyüzü. İnsanlar soyundukça günahlar işlense de kat kat karanlığıyla örter mahremimizi gece. İlk insandan beri her türlü acıya, Uhud’un acısına bile şahitlik ederek ve günahlarımıza sabrederek yaşar taşlar. Kocaman köklerindeki ağırlığa ve yorgunluğa rağmen sırtını dünyaya dayamaz ağaçlar ve bir devrimci gibi kıyam ederler Allah’a. Öyle ki, sonunda insanların altına mihmandar bir sedir olsalar da, çıkarı aradan çıkarmış bir itaatle hizmet ederler eşrefi mahlûkata. Tüm ağaçların, dağların, hayvanların, cansız gibi duran küçücük bitkilerin ve hatta gözle görülmeyen canlıların bile bu kadar işlevsel oluşları sadece biz insanların bir defa şükretmesi, okuması ve Rabbine ulaşması içindir. Akıl sahibi olmayan varlıkların bu denli masum duruşları, Allah’a sorgusuz sualsiz boyun eğmelerinden değil de nedir?

           Dört mevsim çiçek açan sardunyalar, nanemollalık eden karahindibalar, ıssız bucaksız okyanuslar ve içindeki her bir katre, burnu okşayan ıtır kokusu, ölgün çöl ortasında bulunan vaha ve o vahada yetişen lezzetli hurmalar, meleyen kuzular, süt veren keçiler ve daha nicesi Allah’ı hatırlatmak için var. Her şey Allah’a varıyor. Tüm çıkmaz sokaklar Allah’a çıkıyor. Tüm pusulalar, tüm kadranlar Allah’ı gösteriyor. Hasbelkader duran atlaslar bile Allah’a dem vurmak için bir araya gelip mana kazanmış bir bütün. Yeryüzü, ayetlerin nakış nakış tezahürü. Tüm bunlar ve daha nicesi Allah’ın eseri ve sadece O’nun “Kün(ol)” demesine bakıyor.
Tüm malın mülkün sahibi Allah’tır. Hayvanlar ve bitkiler onun dilsiz kullarıdır. Bizlere imtihan için bir müddet emanet edilen bu varlıkları, hatta eşyaları bile tasarruf ederken bir ölçü ve nizama göre kullanmamız gerekir. Diğer varlıkların dünyasını çok bilmeye yoktur lüzum. Sadece annelik duygularıyla bile yön bulur merhametimiz. Yaradılışlarında bizim bilemediğimiz nice hayırlar olduğunu bilip doğanın tabiatına uygun şekilde yaklaşılmalı varlığa. Yılanlar, sokarken ve kabirde ölüleri sıkarken; örümcek, ağından dayanıksız yuva yapıp Peygamber Efendimizi saklarken; koç, İsmail uğruna kurban edilirken; ateş, pislikleri yakıp nefsimizdeki kötülükleri yok ederken güzeldir. Her şey yaradılış gayesiyle mana bulur. Onlar bize hizmetkâr, biz yeryüzünün efendisi gibi dursak da çok muhtacız onlara. Sayısızca varlığın her biri bir amaç uğruna yol alır kader güzergâhında. Ne eksik ne fazla, her şey uyar inzibata.

           Gönlünü doğaya açan Rabbinin sonsuzluğunu görür. İçine girdikçe ayrıntılarına hayran kalır. Öyle ki, bildikçe anlar acizliğini, bildikçe başı eğilir ve bildikçe kulluk bilincine sahip olur insan. Bildikçe bir sır peyda olur kalpte ve o sırla kiminin çöle döner yüreği, kimi ise içinde bir yanardağ saklar. Kalpte ve gözde iman taşımak öyle kolay değildir. Zira, kolay olamayışındandır dağların, yerlerin ve göklerin bu yükü yüklenemeyişi. Görebilmek için incecik tül perdesini imanla aralamak gerekir kalplerden. Aralandı mı o vakit tek bir ayet kâfi gelir taş kalpleri yumuşatmaya, tek bir ebabil güç yetirir küffarı alaşağı etmeye, küçücük bir hücre o vakit meydan okur evrime, cehiller o vakit ömerleşir. Allah dilerse her şey olur mümkün, Allah dilemezse her şey kıt, ramak, namümkün…
İnsan bu dünyada evsizdir. İnsanların ev diye yaptıkları o yüksek binaların ömrü, onu yapandan daha uzun olmasına rağmen, bir kat daha bina dikebilmek için hırsla çaba sarf etmesi, gerçek mutluluğa erişeceği evini bulamayışındandır belki de. Doğa evsizliğimize sunulan bir ikramdır. Bizi besler, barındırır. En aciz bir kurtçuğun rızkına bile vesile olur en tatlısından nimetlerle. Makine değmemiş ve tazecik bir ‘ol’ emrinin sıcaklığı henüz geçmemişken üzerinden, en ham yiyecekleri doğa sunar bize. Ve yine doğa her bir zerresinde secde için kucak açar, nerde olursak olalım bizi kıblemizde buluşturur. Vakti geldiğinde ise küçücük bir kabir ile mesken olur bize, giderir evsizliğimizi. Hayatı frenleyip ahde vefa eder toprak. Kefenli halimizden bile pek memnun kalmış olacak ki bir ana gibi sarıp sarmalar. Ölüm, dünyanın azat etmesidir kendinden varlığı. Gidenler zayiat değil, âlem-i ervaha kavuşmuşların ta kendisi. Ölünce bilir insan dünyanın sepya renkli kısa bir film şeridinden başka bir şey olmadığını. Bilir, bilir de öyle varır Rabbine. Yaratılmışların cümlesi tavaf ediyormuşçasına döner Cenab-ı Hakk’a. Döndükçe anlıyoruz, dönüşümüz Allah’a ve özümüz hep dönük O’na.
Süveyda…

 
Etiketler: İNSANLIĞIN, MESKENİ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bizim Gazete
En Çok Okunanlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Bingöl Belediye'sini Başarılı Buluyormusunuz ?
Anketler
Derneğimizin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz ?
Anketler
Sitemizi Nasıl Buldunuz.
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
24
20
0
3
7
10
2
Hatayspor
20
19
2
2
6
10
3
Alanyaspor
20
16
2
2
6
10
4
Fenerbahçe
19
14
3
1
6
10
5
Fatih Karagümrük
18
16
2
3
5
10
6
Beşiktaş
17
18
2
2
5
9
7
Konyaspor
17
14
1
5
4
10
8
Galatasaray
17
14
2
2
5
9
9
Altay
15
16
5
0
5
10
10
Adana Demirspor
13
15
3
4
3
10
11
Başakşehir FK
12
13
6
0
4
10
12
Gaziantep FK
12
12
4
3
3
10
13
Yeni Malatyaspor
12
11
6
0
4
10
14
Sivasspor
11
14
3
5
2
10
15
Kayserispor
11
13
5
2
3
10
16
Antalyaspor
9
11
5
3
2
10
17
Giresunspor
9
6
5
3
2
10
18
Göztepe
8
9
6
2
2
10
19
Kasımpaşa
6
10
6
3
1
10
20
Çaykur Rizespor
4
8
8
1
1
10
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

,